Temmuz 9th, 2008
Adam yanıyor!
Minye yanıyor, Abdullah bir başka yanıyor…
Minye almış kucağına batı kültürünü sarıla sarıla yanıyor, Abdullah buna karşı ne yaparım diye yanıyor.. Minye farkında değil belki ne, nasıl oluyor? Ama Abdullah herşeyin farkında! Abdullah yalnızca aynaya bakmıyor aynanın arkasınıda görüyor. Peygamberimizin söylediği gibi “Ahir Zamanda Din Ateştir” Almış eline ateşi Abdullah yanıyor, yanıyor… Abdullah herşeyde Allah’ı bulup O’nu herkesle paylaşıyor..
Abdullah!
Sırtına alıyor dinsizin yükünü taşıyor onun parası ile islamiyete talebe okutuyor! Abdullah köprü altında kuru ekmek yiyor, okuttuğu talebesinin dedesi yemeğin üstüne çay içiyor!
Adam yanıyor!
Hizmet aşkı ile cayır cayır yanıyor bu alevi Allah aşkı kasırgalar gibi kuvvetlendiriyor! Abdullah korkmuyor! Yarın ne olurum demeden hizmet ediyor ediyor ediyor… Abdullah bir çeşitten fazla yemekte yemiyor… Ama Müslümanlar bir birine ziyafet veriyor…
Adam Allah aşkı ile yanıyor!
Dine hizmet eden yayınlardan alıp kahvelere, tren istasyonlarına bırakıyor… Olaki bir kardeş istifade eder bir sözden… Okumaya devam… »
Haziran 10th, 2008
Evet yokuştayız…
Farkında değiliz belki ama yokuştayız ey Türkiye! Farkında olmadan etrafımızda olan gelişimleri bile fark edemeden yaşayıp giden Türkiye yokuş çıkıyoruz artık uyan! Devletce, Milletce, Ferdce, Dince değişiyoruz biz “biz”i kaybediyoruz artık kendine gel. Yavaş yavaş siliniyor işte herşey gidiyor elden… Önce Osman lı sonra Müslümanlar ve şimdide Gençlik! Evet en önemli silah Genç lik elden gidiyor ey Türkiyem kendine gel…
Al artık eline kitabı OKU! Bil, öğren, konuş! Çık artık o kahvehane köşelerinden senin yerin orasımı? Senin yerin bir kadehin içinde kaybolmak değil senin yerin bir secdede bayılmaktır! Gel artık kendine! Gel ve bu dünyada 1 milyar Müslümandan biri de benim de! Bacının, Kardeşinin başörtüsüne el uzatan hain lere karşı bir şey yap kalk artık o rakı masalarından.. Senin yerin orası değil! Senin yerin Mücadelenin, Hakkın, Hukukun yeri! Artık anla! Sen Müslümansın! Okumaya devam… »
Mart 14th, 2008

Ben Mucizeyim!
Çalışmalıyım! Çalışmalıyım! Çalışmalıyım!
Durmadan nefes bile almadan o beni tembelliğe iten kötü ruh ne zaman yanıma gelse onu def ederek çalışmalıyım! Lise mezunu, ilköğretim mezunu ya da hiç okumamış olabilirim ama çalışırsam istersem yapabilirim! Eğitim muhakkak ki son derece önemli! Lakin İnsan bir mucizedir! Ve Ben istersem bir çuval prinç tanesi kadar altına sahip olabilirim! Harekete geçmek! Evet harekete geçmeliyim! Kursa gideceğim, dil öğreneceğim, ehliyet alacağım ya da benzeri bir çok hedefi harekete geçmeden asla başaramam! Harekete geçmeliyim!
“Ben başarıya açım. Mutluluğa ve huzura susamışım. Harekete geçmezsem, başarısızlık ve sefalet dolu uykusuz gecelerde yitip giderim.” Okumaya devam… »
Mart 8th, 2008

Yüreğim seni çok sevdi…
O yürek talan..
O yürek yangın yeri..
O yürek seni istiyor..
Bir tek seni…
Diyen bursalı genç murat aslı’sına kerem olmuş fakat hayatta bazı doğrularını asla yenemeyeceğini düşünen aslı murat’a yalnızca soğuk bir sevgi ile bağlı olduğunu düşünüyordu.. Aslı Murat için Bursa’ya gitmedi, gidemedi. Ama Murat Aslı için herşeyi feda etti. Aslı hiçbirşey yokmuş gibi ortada Muratını bırakıp Amerikalara okumaya gitti. Okuyacak tahsil görecek ve kariyer sahibi bir bayan olacakdı aklınca ama yetmedi. Kariyer yalnızca cebini sevindirdi yüreğini değil. Okumaya devam… »
Ocak 29th, 2008

İnsan oğlu gerçekten çok nankör bir varlıkdır. Aslında elinde en değerli varlık olan sağlığı yalnızca kaybedince anlar.. Christy Brown daha doğuştan beyin felç liymiş ve bu çocuk daha yaşamının başlangıcında karşılaştığı bu amansız hastalıkla dahii neler yapılabileceğini hayatın aslında yalnızca “Düşünmek” den ibaret olduğunu çok tatlı bir yorumla anlatıyor. O halde iken aşık olduğu kız ile yaşadıkları, Anne sinin muazzam fedakarlıkları… Okunası yenilesi yutulası bir kitap..
Kitap ve Yazar Hakkında:
Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi. Buna rağmen, yardıma muhtaç bu küçük bebek, İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücünü ve duyarlı zekâsını barındırmaktaydı. Bu, Christy Brown’ın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Okumaya devam… »