Haziran 1st, 2008

Tarih Kültür Derneği’nin düzenlemiş olduğu o eşsiz geceyi sizlerle paylaşmak bir borçtur bizlere… Hekimoğlu İsmail’i önceleri romanlar yazan klasik bir yazar olarak tanırdım. İlk okuduğum “Bir deliyle evlendim” kitabını lezzetle ikinci defa okumuş ve bir kaç arkadaşımada hediye etmiştim. O kitabı okurken Hekimoğlu İsmail’i kafamda genç ve sıradan bir yazar olarak canlandırmıştım. Sonrasında “Sibel” adlı kitabını okudum hocamızın ve işte ondan sonra bu yazar hakkında biraz bilgi edinmenin zamanı geldi dedim kendi kendime… Okumaya devam… »
Mayıs 31st, 2008

İnsan varlığı itibari ile dünya hayatında binlerce iş ile meşgul edilmiştir. Ana, baba, çocuk, iş ve bunun gibi sayısı bilinmeyen binlerce meziyet insanın omuzlarına yüklenerek sabredilmesi istenmiştir. Ve her görev sırası hiç aksamadan bir diğer kişiye devr olarak bu günlere gelinmiştir. Yapılacak her işte öncelik Allah’ın rızası olmalıdır. Kendi 5 kuruşluk menfaati uğruna İslam’ın binlerce lirasına zarar veren “Müslüman” bu Asr-ı Saadet temennisinde hiç samimi olamamıştır. Günlük yaşam zordur. İş ömürlük yaşamaktadır. Okumaya devam… »
Mayıs 25th, 2008
İlimde ve sanattaki gelişmeler kıyamete kadar devam edecektir. İnsanlar ilim ve sanatta zirveye ulaşırken, rahatlığın, konforun ve zenginliğin de uç noktalarına yaklaşacaklar. Dünya nüfusu ne kadar artarsa artsın insanlar zengin haldeyken kıyamet kopacak. Demek ki zengin insanlar günah işlemeyi âdet haline getirecek. Dindarlar zengin olursa bu akıntı yavaşlayacak; maddi ve manevi kıyamet de belki biraz geç kopacak. Velhâsıl dünyanın anahtarı dindarların elinde. Bu kapı ilim ve sanatla açılacak. Dindar için başka kurtuluş kapısı da yoktur. Ey ebedi saadetler diyarına uçmak isteyen dindar; ilim ve sanat kanatlarını tak, iman enerjisiyle sırat-ı müstakimde ilerle… Bir gayenin ardında koşmak… Bizi koşturacak bir şeyler olmalı… Kabir, bütün gücüyle bizi çekiyor. Durursak sanki kollarımızı koparacak. Yürüyüp onun çekişini azaltmalı… Uçağın motoru durursa uçak düşer. İnsan da idealinde yürümezse, ölü gibi olur.
Okumaya devam… »
Mayıs 22nd, 2008

19 Mayıs pazartesi günü Tarih Kültür derneğinin düzenlemiş olduğu 3 Dem konserinde idim. İlk kez duyduğum ve ilk kez dinlediğim bu güzel abilerimiz ellerindeki bir birinin eşi 3 Ud ile gönüllerini teller ile buluşturup bizlere sundular. Hele hele bir parçaya girmeden önce bir dolaçlama yaptılar ki akıllara zarar! Okumaya devam… »
Mayıs 18th, 2008
Para kazanmanın zevkini hiç kimse inkâr edemez. Kimisi ihtiyacını temin için, kimisi de ihtiyacından fazlası için para kazanır. İhtiyacını temin için para kazananlar ya verimsiz toprakta yetişen ağaç gibidir veya gençliğini heba etmenin acısını çekmektedir. İhtiyacından fazlasını almak isteyenler ise, dibi delik kovayla su taşımaktadır. O kova hiçbir zaman dolmayacak, ihtiyaçlar da bitmeyecektir. Bir de öyle zenginler var ki, alması gereken hiçbir şey yok, aldıkları da onu sevindirmez. Bunlar da para kazanmanın zevkiyle koşar. Kimisi bir lokma için, kimisi dünyayı parmağında oynatmak için kazanır. İkisi de insandır.
Okumaya devam… »