Mart 25th, 2008
Hakikate ulaşmak her ne kadar kolay olsada bir o kadar da engebelidir aslında. Dikkatli olmak iğne ucunda yaşamak gerekir. Sokakda selam vermediğimiz bir kardeşimizin bile hakkı kalabiliyor üzerimizde. Kaldı ki günümüzde insanlar karşısındakileri hiçe sayarak yaşıyorlar. Hak mevzuu su her yerde aynıdır. Ailede eşe olan saygı hoşgörü anlayış hak dır. Selam hak dır, Nefes hak dır. Aslında farkında dahii olmadan karşımızdakine söylediğimiz kırıcı bir söz dahii hak dır bu nedenle iğne ucunda yaşamak gerekir.
Müslüman kişi hoşgörülüdür. Ferahtır. Sakindir. Karşısındaki ni kendisi gibi gören kişidir Müslüman. Sonunun hemen şimdi olabileceği Kul’luk görevimizde kul hak kı çok ama çok önemlidir. Bu fanii dünyada bize kar gibi görünen işler aslında bedeli sonsuz azap olacak şeyler olabilir. Bir ağacın bile insan üstünde hakkı kalabilir! İşte Müslüman bunu bilmeli ve hayata bu doğrultuda yön vermelidir. Okumaya devam… »
Mart 23rd, 2008

Verilenleri göremeyen biz insanlar alamadıklarımız için Allah’a isyan eder dert yanarız. Yok tuk. Evet ben 22 yıl öncesinde ne olduğumu bilemezdim ama şimdi Allah beni var etti ellerimi gözlerimi tüm aza larımı kusursuz tam yarattı ve ben yaşıyorum. Peki ya şimdi ne yapıyoruz? Yaşadığımızın ve nerde olup nereye gittiğimizin farkındamıyız? Sonu yokluk olması muhtemel bile olmayan bu yol nereye gidiyor? Düşünüyormuyuz? Yol engebeli zor bir yol.. He le ki bu devirde Allah tüm gençlerimize yardım etsin çok zor! Bu sonu asla yok luk olamayacak yol da nasıl yürümemiz gerektiğinin farkındamıyız acaba? Allah beni bu dünyaya neden getirdi? Ben kimim ki kocaa kıyamet benim için kopsun canım..? Bunları mı söyledik koca hayatta? Evet belki ben ufacık bi insanım minicik ama Allah beni doğadaki en müthiş varlık ilan etti ben dünyada aklı olan tekim! Düşünsenize Arı’da akıl olsa ne olurdu? Balını bize verirmiydi?
İşte hakiki denge burada kurulu!
Allah bize aslında herşeyi verdi. Malı mülkü dini, imanı!
Ama biz asla elimizde olana bakmadık hep bizden yukarda kim varsa onun elindekine imrendik.
Olmadı kulluk edemedik. Okumaya devam… »
Mart 20th, 2008

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Her türlü girişimdeki başarının en büyük sırrı budur. Güç, bir kalkanı delebilir ve hatta hayata son verebilir ama insanların kalbini yalnızca sevginin görünmez gücü açabilir. Sevgiyi en büyük silahım yapacağım. Seslendiğim hiç kimse onun gücüne karşı savunma yapamaz.
Düşüncelerime karşı koyabilirler; sözlerimden kuşku duyabilirler; kıyafetimi beğenmeyebilirler; yüzümü reddedebilirler ve hatta pazarlıklarım kuşku doğurabilir; ama sevgim, nasıl güneşin ışınları en soğuk çamuru bile eritiyorsa, onların yüreklerini öyle yumuşatacaktır.
Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Peki bunu nasıl yapacağım?
Bundan böyle her şeye sevgiyle bakacağım ve yeniden doğacağım.
Güneşi kemiklerimi ısıttığı için seveceğim; ama yağmuru da ruhumu temizlediği için. Okumaya devam… »
Mart 19th, 2008

^^Öcüü^^ diye korkuturlar hep çocukları.Ufacık beyinler o öcüü kelimesini kafalarında korkularınla birleştirip,hayali bir kahraman oluşturur sürekli ondan kaçmaya çalışırlar.Ama eminim onun bir öcüüsü yok.Evet sadece 1 tane yok,hayat ona her yönüyle öcüü olmuş,yağmuruyla,çamuruyla,açlıkla ya da sabah alarm yerine bandıra gelen tekmesiyle korkutmuş,bedeni ufak ama ruhu kocaman tomurcuğu.
Üzerine binalar,parklar,yolsuzluklar,yalancılıklar,sahtekarlıklar daha neler neler sığdıran Dünya, ona bedenin ufak olsa da bedeli agır deyip göstermiş öcüülüğünü.
Yağmurdan mı ıslak yerler? Yoksa göz yaşından mı? Okumaya devam… »
Mart 19th, 2008

İncecik fısıltılarımı gizli saklı yakarışlarımı koynunda ninnileyen gök/çe topraksın Sen.
Fanilik sancılarımdan taşı(r)dığım, ayrılık dertlerimden s/aldığım yağmurları göğe yükselten kutlu güneşsin Sen.
Varlığımın titrek kanatlarını ebedî kabullenişin seccadesinde yatıştıran serin rüzgarsın Sen.
Özlemlerimin kırgın bakışlarını sonsuzluk semasının ufkuna taşıyan rahmet ışığısın Sen.
Kirli paslı kalıbımı sorgusuz sualsiz itaat kalıbında yoğura yoğura temize çeken mahbubiyet elisin Sen.
Boynu bükük yakarışlarımı, yüzü yerde arzularımı şeksiz şüphesiz makbul olan nefesine dolayıp okşayan şefkat fısıltısısın Sen. Okumaya devam… »