Temmuz 25th, 2008
Şimdi şahsım adına konuşmam gerekir ki bu kainat-ı fanii de en mühim mesele bu etten yapılmış vucuda "İnsan" sıfatını giydirmektir. Peki bu zor ve çok ehemmiyetli mevzuu nasıl olur? Allah insanı kendisine emanet etmemiştir.
Okumaya devam… »
Temmuz 24th, 2008
İmanımızın temin ettiği ahlak vardır. Mesela meyvelerin çürük taraflarını gizlemeye çalışan bir manav, imanlı ise, birdenbire Allah’ın her şeyi gördüğünü ve bildiğini hatırlar. O an, sanki imanı bir suflör olur ve bağırır: "Ey Müslüman, dikkat et!.. İmanına, dinine aykırı hareket ediyorsun." Adam hilesinden böylece vazgeçer. Meyve vermeyen ağaca "odunluk" derler. Müslüman’ın meyvesi de Peygamber ahlakıdır.
Okumaya devam… »
Temmuz 23rd, 2008
Nur kelimesine ışık diyenler de var. Işık, dış dünyayı aydınlatır, objektiftir; nur ise iç dünyayı aydınlatır, sübjektiftir. Kur’an’ın bir ismi de Kitabu’n-Nur’dur. Nura mazhar olan hakla batılı, iyiyle kötüyü, helalle haramı ayırır. Şoför geceleyin araba farlarını yakar, gideceği istikameti görür. İnsan hayat yolunun yolcusudur. Bid’at ve dalalet kayalıklarına çarpmadan yoluna devam etmek istiyorsa nurlanmalıdır.
Okumaya devam… »
Temmuz 21st, 2008

Acını tüm benliğim ile paylaşıyorum kardeşim… Dile kolay giden Baba! Dua lar babacığımız için… Bu şiir belki hüznüne hüzün katacak amma… Acını çok daha iyi anlıyor ve çok daha derin yaşıyorum bu şiirle…
Canım kardeşim…
Sabır…
Ve en hakiki derman Dua…
Okumaya devam… »
Temmuz 20th, 2008
“Deniz kenarında simidini kemiren bir yavrunun suya düşürdüğü susam tanesi, elbette ki, milyonlarca balık arasında yalnız biri tarafından yutulur ve bu hal, namütehani muğlak İlãhi muhasebenin mutlaka hususi bir kaydını belirtir.” diyor Necip Fazıl kitabında ( Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık )… Okumaya devam… »